AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRİK HAKKINDA HUKUMAR BİZVURU no. 27603/20 İsmail AYDIN / Türkiye și alți 2 solicitanți (pe lista de mai jos) Președinte, Anja Seibert-Fohr, Hâkimler, Davor Derenčinović Gediminas Sagatys, și Directorul Adjunct al Departamentului Dorothee von Arnimin, cu părți de pedeapsă, în fața Tribunalului European pentru Drepturile Omului (KINEBİLİRİK HAKKINDA HUKUMAR), reuniți pe 4 februarie 2025 în cadrul Comitetului pentru Criminală, cu ocazia unei ședințe de judecată, cu diferite tablouri, cum se arată în tablourile președintelui acestui tribunal (İsim AYDIN / Türkiye) și în diferite tablouri, după cum se arată în tablourile președintelui acestui tribunal (İsim Özgür Özgür Özgür), cu diferite tablouri, cu următoarele cuvinte, cu privire la aceste lucruri: 1.
Fiecare dintre solicitanți a depus, în diferite date din 2018 și 2019, cereri către autoritățile competente pentru a obține New Asia Gazette, cu toate cheltuielile lor. Departamentele de executare penală au respins cererile, invocând motive de cerere insuficiente, utilizarea abuzivă a ziarului mağdur ca mijloc de comunicare în cadrul organizației și preocupările legate de riscurile de securitate corporativă create de ziar. (4) În urma acestor decizii, fiecare dintre solicitanți a depus, în diferite date relevante, cereri de libertăți de comunicare cu autoritățile competente și a solicitat autorităților competente să le dea accesul la informațiile din Asia. (6) În același timp, judecătorii din New Asia Gazette au susținut că deciziile autorităților competente sunt adecvate și că nevoile de securitate ale instituțiilor sunt în mare măsură îndeplinite.
Având în vedere modul în care primele cereri au fost prezentate în formă de cerere și competența Curții de a stabili în mod juridic faptele cauzei, apelantul a fost pedepsit la început cu pedeapsa necesară pentru a fi judecat în temeiul articolului 10 din Convenție (vezi Radomilja și alții / Hırkemvatistan [BD], nr. 37685/10 și 22768/12, § 126, 20 martie 2018).9 Guvernul a recunoscut că a fost încălcată dreptul reclamantului de a publica și a emis o hotărâre cu privire la o anumită perioadă de timp, a declarat că a pierdut dreptul la o carte de credit, a primit o pedeapsă pentru că a pierdut dreptul la o carte de credit și a primit o pedeapsă pentru că a pierdut 15 zile de la data publicării a hotărârii sale (anume, 12 octombrie 2029, Ankaraș, 12 octombrie 2012) Ankaraș, judecătorii din Ankara, au emis o pedeapsă pentru că au pierdut dreptul la libertatea de exprimare, iar alte hotărâri au fost pronunțate în legătură cu o perioadă de timp de aproximativ 500 de zile.
Cu toate acestea, după ce a prezentat copii ale documentelor relevante, Guvernul a declarat că aceste hotărâri au fost în legătură cu diferite cereri adresate Curții, care nu au legătură cu subiectul, și nu cu subiectul. Prin scrisori trimise la diferite date, inclusiv în hotărârea Curții, menționată mai sus, Yavuz Șen și alții, în care au fost menționate numele reclamanților, judecățile Guvernului au fost eliminate ca răspunsuri la invitațiile reclamanților și au fost eliminate ca răspunsuri la invitațiile victimelor.
În plus, în plus față de această constatare, Curtea notează că Curtea a hotărât plata unei despăgubiri morale de 500 TL (în perioada respectivă aproximativ 32 de euro) fiecăruia dintre solicitanți, de asemenea, Curtea observă absența oricăror dovezi pe baza cărora reclamanții ar fi prezentat că statutul de victime a continuat. Curtea a observat, de asemenea, că în primele sale hotărâri Mehmet Çiftci împotriva Turkiye (no. 53208/19, 16 noiembrie 2021) și în cauzele care au urmat (a se vedea Hotărârea victimei din Mehmet Çiftci împotriva Turkiye (no. 35208/19, 16 noiembrie 2021) și în cele care au urmat (a se vedea Hotărârea victimei din Buzkalı ve Altay / Turkiye [BD], no. 588/1977 și alte hotărâri ale victimelor din Buzkalı ve İncir), §§ 2 și 16, 12 din 2023; Hotărârea victimei din Armuz / Turkiye (no. 34, 107, 108, 129, 129, 129, 129, 129, 139, 139, 139, 139, 139, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 149, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139, 139,
Dorothee von Arnim Anja Seibert-Fohr Yazı İșleri Müdür Yardımcısı Bașkan Ek Lista de candidați: Bașvuru no. Dava Adı Dava Tarihi Bașvuran Doğum Tarihi Ceza İnfaz Kurumu Uyruk Temsilci 27603/20 Aydın / Türkiye 17 iunie 2020 İsmail AYDIN 1980 Balıkesir L Tip Ceza İnfaz Kurumu T.C. Kadir Öztürk 51816/20 / Türkiye 6 noiembrie 2020 Ramazan TALİ 1978 Eskișehir Hİpiza İnfaz Kurumu T.C. 1944/21 Özdemir / 22 decembrie 2020 Eren CeZİR 1989 CeZİR Gümüș Tipiza İnfaz Kurumu T.C.
Bașvuru no. 27603/20 İsmail AYDIN / Türkiye
ve diğer 2 bașvuru
(ekteki listeye bakınız)
Bașkan,
Anja Seibert-Fohr,
Hâkimler,
Davor Derenčinović
Gediminas Sagatys,
ve
Bölüm Yazı İșleri Müdür Yardımcısı
Dorothee von Arnim’in katılımıyla 4 Șubat 2025 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
İsimleri ekteki tabloda yer alan bașvuranlar (“bașvuranlar”) tarafından tabloda belirtildiği üzere farklı tarihlerde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilișkin Sözleșme’nin (“Sözleșme”) 34. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Mahkemeye yapılan bașvuruları,
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi eski Bașkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”), Sözleșme’nin 10. maddesine ilișkin șikâyetin tebliğ edilmesine ve bașvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna dair kararı,
tarafların beyanlarını dikkate alarak;
Gerçekleștirilen müzakereler sonucunda așağıdaki kararı vermiștir:
1.
Bașvurular, ceza infaz kurumu yetkililerinin bașvuranların cezalarını infaz ederken günlük “
Yeni Asya
” gazetesini almalarına izin vermemesine ilișkindir.
2.
Söz konusu tarihte bașvuranlar, Türk makamları tarafından FETÖ/PDY (“Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması”) olarak tanımlanan silahlı terör örgütüne üye olmaktan hüküm giymiș olup çeșitli ceza infaz kurumlarında hapis cezalarını çekmektedirler (bk. ekli tablo).
3.
Her bir bașvuran 2018 ve 2019 yıllarında çeșitli tarihlerde masrafları kendilerine ait olmak üzere
Yeni Asya Gazetesi’ni
almak için ilgili kurumlara talepte bulunmuștur. Ceza infaz kurumu idareleri yetersiz talep, gazetenin “mağdur köșesi ”nin örgüt içi iletișim aracı olarak kötüye kullanılması ve gazetenin yarattığı kurumsal güvenlik risklerine ilișkin endișeleri gerekçe göstererek talepleri reddetmiștir.
4.
Bu kararları takiben, bașvuranların her biri çeșitli tarihlerde ilgili infaz hâkimliklerine dava açmıș ve ceza infaz kurumu idarelerinden
Yeni Asya’ya
erișimlerine izin verilmesini talep etmișlerdir. İnfaz hâkimleri, ceza infaz kurumu idarelerinin kararlarını hukuka uygun ve kurumların güvenlik ihtiyaçları ile gerekçelendirilmiș bularak tüm talepleri reddetmiștir. İlgili ağır ceza mahkemeleri, infaz hâkimlerinin bulgularını kabul ederek bu kararları onamıștır.
5.
Bașvuranlar çeșitli tarihlerde Anayasa Mahkemesine bireysel bașvuruda bulunarak
Yeni Asya’ya
erișimlerinin engellenmesine ilișkin șikâyetlerini yinelemișlerdir. Bu așama taraflar arasında ihtilaflıdır. Hükümet, Anayasa Mahkemesinin bașvuranların ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdiğini belirtirken, bașvuranlar Anayasa Mahkemesinin kabul edilemezlik kararı verdiğini iddia etmișlerdir (bk. așağıda 9 ve 10. paragraflar).
6.
Bașvuranlar Mahkeme nezdinde, aynı șikâyeti 8. madde kapsamında dile getiren birinci bașvuran hariç, Sözleșme’nin 10. maddesi kapsamındaki bilgi ve fikir edinme haklarının ihlal edildiğinden șikâyetçi olmușlardır.
7.
Mahkeme, bașvuruları, konu bakımından benzer olmaları sebebiyle, tek bir karar kapsamında birleștirerek incelemeyi uygun görmektedir.
8.
Birinci bașvuranın bașvuru formunda șikâyetini ifade etme biçimini göz önünde bulunduran ve davanın olaylarına hukuki açıdan nitelendirilmesi hususunda yetkili olan Mahkeme, șikâyetin tek bașına Sözleșme’nin 10. maddesi açısından incelenmesi gerektiği kanaatindedir (bk.
Radomilja ve Diğerleri / Hırvatistan
[BD], no. 37685/10 ve 22768/12, § 126, 20 Mart 2018).
9
.
Hükümet, Anayasa Mahkemesinin bașvuranların haklarının ihlal edildiğini kabul ettiğini ve uygun bir tazminata hükmettiğini belirterek, bașvuranların mağdur statüsünü kaybettiğini ileri sürerek ilk itirazını belirtmiștir. Hükümet, 15 Ocak 2024 tarihinde sunduğu görüșlerinde, Mahkemeye Anayasa Mahkemesinin
Yavuz Șen ve Diğerleri
(no. 2017/20009, 12 Ocak 2022) davasına ilișkin kararının ekinin bir kopyasını sunmuștur. Bu kararda bașvuranların adları da yer almaktaydı. Söz konusu kararda Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumunda bulunan yüzlerce kișiye bazı gazete ve süreli yayınların ulaștırılmaması nedeniyle ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine karar vermiș ve her birine 500 Türk lirası (TL) manevi tazminat ödenmesine hükmetmiștir (ilgili tarihte yaklașık 32 avro).
10
.
Mahkeme, bașvuranların bașvurularını Mahkemeye sundukları sırada, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve kendi isimlerinin yer aldığı kabul edilemezlik kararlarını ekte sunduklarını not etmektedir. Ancak, ilgili belgelerin kopyalarını sunan Hükümet bu kararların konuyla ilgisi olmayan olay ve șikâyetlerle ilișkin Anayasa Mahkemesine yapılan farklı bașvurularla ilgili olduğunu ve somut davayla ilgili olmadığını açıklamıștır. Çeșitli tarihlerde gönderilen yazılarla, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan
Yavuz Șen ve Diğerleri
kararında bașvuranların isimlerinin yer aldığı ek de dahil olmak üzere, Hükümetin görüșleri bașvuranlara iletilmiș ve bașvuranlar cevap olarak görüșlerini sunmaya davet edilmiștir. İkinci ve üçüncü bașvuran, Hükümetin görüșlerine belirtilen süre içerisinde cevap vermemiștir. Birinci bașvuran, 5 Mart 2024 tarihli görüșlerinde, lehine bir karar ve tazminat almasına rağmen neden Sözleșme kapsamındaki haklarının ihlalinin mağduru olmaya devam ettiğini açıklayan herhangi bir argüman veya bilgi sunmamıștır.
11.
Mahkeme, ulusal makamların Sözleșme’nin ihlal edildiğini açıkça veya özü itibariyle kabul etmeleri ve ardından uygun ve yeterli telafiyi sağlamaları halinde, bir bașvuranın Sözleșme’nin 34. maddesinin amaçları bakımından mağdur statüsünün ortadan kalktığını yinelemektedir (bk.
Scordino / İtalya
(no. 1) [BD], no. 36813/97, §§ 178 - 93, AİHM 2006-V).
12.
Mahkeme somut davada, Anayasa Mahkemesinin bașvuranların șikâyetleriyle ilgili olarak Sözleșme’nin 10. maddesi tarafından korunan ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğini kabul ettiğini gözlemlemektedir. Ayrıca Mahkeme bu tespitin yanı sıra, Anayasa Mahkemesinin bașvuranların her birine 500 TL (ilgili dönemde yaklașık 32 avro) manevi tazminat ödenmesine hükmettiğini kaydetmektedir. Mahkeme ayrıca, bașvuranların mağdur statülerinin devam ettiğine dair herhangi bir delil sunmadıklarını gözlemlemektedir. Mahkeme ayrıca,
Mehmet Çiftci / Türkiye
(no. 53208/19, 16 Kasım 2021) ve takip eden davalarda (karșılaștırınız
İncedere ve
Altay / Türkiye
[BD], no. 58778/19 ve diğer 2 bașvuru, § 16, 12 Aralık 2023;
Aktaș / Türkiye
[BD], no. 64870/19, § 23, 9 Temmuz 2024; ve
Necdet Vural / Türkiye
[BD], no. 35555/19, § 29, 17 Aralık 2024) hükmettiği tazminatları da göz önünde bulundurmaktadır. Davanın tüm koșullarını göz önünde bulunduran Mahkeme, bașvuranların mağdur statülerinin ortadan kalkması için gereken koșulların yerine getirildiği kanaatindedir.
13.
Yukarıda belirtilenlere dayanarak Mahkeme, Hükümetin ilk itirazını kabul etmekte ve bașvuranların, Sözleșme’nin 34. maddesi anlamında, Sözleșme’nin 10. maddesi kapsamındaki haklarının ihlalinden mağdur olarak kabul edilemeyecekleri sonucuna varmaktadır.
14.
Dolayısıyla, bașvurunun Sözleșme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddeleri uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Bașvuruların
birleștirilmesine
;
Bașvuruların kabul edilemez olduğuna
karar vermiștir.
İșbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiș olup; 6 Mart 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiștir.
Dorothee von Arnim
Anja Seibert-Fohr
Yazı İșleri Müdür Yardımcısı
Bașkan
Ek
Bașvuruların listesi:
Bașvuru no.
Dava Adı
Dava Tarihi
Bașvuran
Doğum Tarihi
Ceza İnfaz Kurumu
Uyruk
Temsilci
27603/20
Aydın / Türkiye
17 Haziran 2020
İsmail AYDIN
1980
Balıkesir L Tipi Ceza İnfaz Kurumu
T.C.
Kadir Öztürk
51816/20
Tali / Türkiye
6 Kasım 2020
Ramazan TALİ
1978
Eskișehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu
T.C.
1944/21
Özdemir / Türkiye
22 Aralık 2020
Eren ÖZDEMİR
1989
Gümüșhane E Tipi Ceza İnfaz Kurumu
T.C.