Cererea nr. 33304/09
Faik ŞAHINLER și Gülderen ŞAHINLER / TURCIA
Președinte Ledi Bianku, Judecători Nebojša Vučinić, Jon Fridrik Kjølbro
Reclamanții Faik Şahinler și Gülderen Şahinler sunt cetățeni turci, născuți în 1971 și 1974, și locuiesc în Bursa. După ploile abundente, rîul a ieșit din maluri și a inundat proprietatea lor. Aceștia au depus o cerere în fața instanțelor turce solicitând despăgubiri pentru daune. Instanțele turce au respins cererea lor. Reclamanții susțin că autoritățile turce au neglijat obligațiile de a menține cursul apei și de a avertiza populația. Ei consideră că statul turc a încălcat obligațiile sale pozitive prevăzute de Convenția Europeană a Drepturilor Omului.
Bașvuru No. 33304/09
Faik ȘAHİNLER ve Gülderen ȘAHİNLER / TÜRKİYE
Bașkan
Ledi Bianku,
Yargıçlar
Nebojša Vučinić,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve
İkinci Bölüm Yazı İșleri Müdür Yardımcısı
Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 6 Șubat 2018 tarihinde, Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) heyeti, yukarıda belirtilen 18 Mayıs 2009 tarihli bașvuruyu ve Hükümet tarafından sunulan görüșlerle birlikte bu görüșlere cevaben bașvuranlar tarafından sunulan görüșleri dikkate alarak gerçekleștirdiği müzakerelerin ardından, așağıdaki kararı vermiștir:
OLAY
Olay ve Șikâyetler
Bașvuran Faik Șahinler ve Gülderen Șahinler Türk vatandașı olup, sırasıyla 1971 ve 1974 doğumludurlar ve Bursa’da ikamet etmektedirler. Bașvuranlar, Mahkeme önünde Bursa Barosuna bağlı Avukat N. Bener tarafından temsil edilmișlerdir.
Türk Hükümeti (‘‘Hükümet’’), kendi yetkilisi tarafından temsil edilmiștir.
Bașvuranlar, beyin travması geçiren on bir aylık bebeklerinin, travma durumunun acil servis doktorları tarafından zamanında tespit edilmemesi sebebiyle hayatını kaybettiğini ileri sürerek, bebeklerinin ölüm koșullarından șikâyet etmișlerdir.
Bașvuru, davalı Hükümete Sözleșme’nin 2. maddesi açısından bildirilmiștir.
Hükümet, görüșlerinde, bașvuranların bu davayla ilgili olarak, 9 ve 10 Temmuz 2015 tarihlerinde Anayasa Mahkemesi’ne iki bașvuruda bulunduklarına ve söz konusu bașvuruların bu mahkeme önünde halen derdest olduğuna dair Mahkeme’yi bilgilendirmiștir. Sonuç olarak, Hükümet, Mahkeme’yi, iç hukuk yollarının henüz tüketilmediği gerekçesiyle bu bașvuruyu reddetmeye davet etmiștir.
Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan iki bașvurunun da günümüzde halen derdest olduğunu gözlemlemektedir.
Dolayısıyla Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle, Sözleșme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, bașvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiștir.
Mahkeme, mevcut iç hukuk yollarını tüketen bașvuranlarca sunulan tüm șikâyetler için, ikincillik ilkesinin gerektirdiği üzere, son denetim yetkisini saklı tuttuğunun altının çizilmesinin gerekli olduğu kanaatindedir (
Hasan Uzun/Türkiye
(k.k.), no. 10755/13, § 71, 30 Nisan 2013).
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Bașvurunun kabul edilemez olduğuna
karar vermiștir.
İșbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiș olup, 1 Mart 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiștir.
Hasan Bakırcı
Ledi Bianku
Yazı İșleri Müdür Yardımcısı
Bașkan