AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM ERSOY/TÜRKİYE (Bașvuru numere 13761/17, 13762/17, 21711/17, 21718/17 și 21722/17) CURTUL STRAZBURG 14 decembrie 2021 Această hotărâre a fost luată și poate fi modificată în anumite forme.În cauza Ersoy/Türkiye, Bașkan , Valeriu Grițco, Hâkimler, Egidijus Lubeleri, Egidijus Kūris, Branko Branko, ve Bölüm İșleri Mü Yardımcısı Hasan Bakırcı (Bașvuru numere 13761/17, 13761/17, 21761/17, 21761/17, 21761/17, 21761/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 2176/17, 217/17, 217/17, 217/17, 217/17, 217/17, 217/17, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 217/12, 2172, 217/12, 2172, 217/12, 2172, 217/12, 2172, 217/12, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 2172, 21
Curtea de Instanță a exonerat reclamantul de despăgubiri din cauza stării financiare insuficiente, dar a evaluat că plângerile reclamantului au calitatea de plângere în instanța de judecată a celei de-a patra grade și a respins plângerile instanței privind despăgubirile individuale, în mod explicit, pe baza unei cereri de susținere a drepturilor individuale. 2.
6.Curtea a constatat că plângerile reclamantului au fost evaluate la un nivel diferit de instanțele locale, inclusiv de Curtea, și că rezultatele lor nu pot fi considerate ca fiind satisfăcătoare sau clar nereasonabile în acest context.7.Curtea a constatat, de asemenea, că reclamantul nu a prezentat documente de susținere care să demonstreze că este adecvat în domeniul asistenței judiciare în litigiile de drept intern.6.Curtea a constatat că această plângere nu a fost explicit sau clar de neconvenit în sensul articolului 35 § 3 (a) din Convenție, iar în lipsa unui alt martor a constatat că plângerea nu este acceptabilă în sensul articolului 35 § 3 (a) din Convenție.
Mehmet și Suna Yiğit/Turcia , nr. 52658/99, §§ 31-39, 17 iulie 2007; și Eyüp Kaya/Turcia , nr. 17582/04, §§ 22-26, 23 septembrie 2008; Kaba/Turcia , nr. 1236/05, §§ 19-25, 1 martie 2011; și Ilbeyi Kemaloğlu și Meriye Kemaloğlu/Turcia , nr. 19986/06, § 52, 10 aprilie 2012). 8. În examinarea apelurilor din Mevcut, Curtea a constatat că nu există nicio cerere specifică care să impună separarea hotărârilor menționate mai sus de constatările din hotărârile din aceste hotărâri. În special, Curtea a constatat că nu există nicio dovadă specifică care să permită separarea hotărârilor menționate mai sus de constatările din aceste hotărâri. În special, Curtea a constatat că nu există nicio dovadă care să permită depistarea sau respingerea unui caz de litigiu în cauză, că nu există nicio dovadă că un caz de litigiu a fost respinstabil de către instanța de judecată în cauză, că nu există nicio dovadă specifică care să permită depistarea sau respingerea unui caz de litigiu în cauză, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă specifică de litigiu, că nu există nicio dovadă de litigiu.
În plus, reclamantul a depus o plângere în legătură cu încălcarea drepturilor de proprietate, în temeiul articolului 1 din Protocolul nr. 1 al Convenției, prin respingerea cererilor instanțelor. Curtea a examinat această parte a plângerii și, în lumina tuturor materialelor din ea și în măsura în care intră în competența instanțelor reclamate, a ajuns la concluzia că aceste plângeri nu îndeplinesc criteriile de admisibilitate menționate la articolele 34 și 35 din Convenție sau nu arată că drepturile și libertățile prevăzute în Convenție sau Protocoale au fost încălcate. Prin urmare, această plângere trebuie respinsă în conformitate cu art. 4 din Convenție, § 35 din 21 octombrie 2012.
Danishtay de 29 noiembrie 2013 datat onanan 2012/1479 E. numărat, 21 septembrie 2012 și 10 aprilie 2013 datat Ankara İdare judecătorească hotărâri 21711/17 05/01/2017 Danishtay de 14 noiembrie 2012 datat onanan 2012/405 E. numărat, 9 martie 2012 și 11 iulie 2012 datat Ankara İdare judecătorească hotărâri 21718/17 04/01/2017 Danishtay de 29 noiembrie 2013 datat onanan 2012/1480 E. numărat, 21 septembrie 2012 și 10 aprilie 2013 datat Ankara İdare judecătorească hotărâri 21722/17 04/01/2017 Danishtay de 29 noiembrie 2013 datat onanan 2012/1438 E. numărat, 20 septembrie 2012 și 21 februarie 2013 Ankara İdare judecătorească hotărâri İ numărat
(Bașvuru numaraları 13761/17, 13762/17, 21711/17, 21718/17 ve 21722/17)
KARAR
14 Aralık 2021
İșbu karar kesin olup bazı șekli değișikliklere tabi tutulabilir.
Ersoy / Türkiye davasında,
Bașkan
,
Valeriu Grițco,
Hâkimler,
Egidijus Kūris,
Branko Lubarda,
ve
Bölüm Yazı İșleri Müdür Yardımcısı
Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
1959 doğumlu, Löhne’de yașayan, ve Ankara Barosuna bağlı avukat M. Yıldırım tarafından temsil edilen Orhan Ersoy adlı bir Türk vatandașı (“bașvuran”) tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilișkin Sözleșme’nin (“Sözleșme”) 34. maddesi kapsamında, ekli tabloda belirtilen çeșitli tarihlerde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkemeye yapılmıș olan bașvuruları (no. 13761/17, 13762/17, 21711/17, 21718/17 ve 21722/17),
Bașvurunun, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Bașkanı Sayın Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesi kararını,
Hükümetin bașvuruların bir Komite tarafından incelenmesine dair itirazının reddine ilișkin kararı,
ve tarafların beyanlarını göz önüne alarak,
23 Kasım 2021 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen așağıdaki kararı vermiștir:
1.
Mevcut beș bașvuru, gerekli mahkeme harçlarını ödeyemediğinden dolayı bașvuranın idare mahkemeleri önünde tazminat davası açamaması ve yerel makamların, ekte belirtilen farklı yargılamalarda bașvurana muafiyet tanımamasına ilișkindir. Anayasa Mahkemesi, bașvuranı, yetersiz mali durumu nedeniyle Anayasa Mahkemesine bașvuru harcı ödemekten muaf tutmuștur fakat bașvuranın șikâyetlerinin dördüncü derece mahkemesi șikâyeti niteliğinde olduğunu değerlendirerek, mahkemeye erișime ilișkin șikâyetlerine dair bireysel itirazlarını açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetmiștir.
2.
Bașvuran, idare mahkemelerinin, taleplerini esas yönünden değerlendirmemesinden dolayı Mahkemeye erișiminin reddedildiği hususunda Mahkeme nezdinde șikâyette bulunmuștur. Bașvuran ayrıca, Sözleșme’ye Ek 1. No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, mal ve mülk dokunulmazlığına saygı hakkının ihlal edildiğine ilișkin șikâyette bulunmuștur.
Bașvuruların birleștirilmesi
3.
Mahkeme, bașvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müștereken incelemeyi uygun görmektedir.
4.
Sözleșme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, bașvuran, mahkeme harçlarından muaf tutulmasına ilișkin taleplerinin reddedilmesinin, talebinin idare mahkemeleri tarafından incelenmemesine yol açtığı ve dolayısıyla, mahkemeye erișim hakkının ihlal edildiği konusunda șikâyette bulunmuștur.
5.
Hükümet, bașvuranın șikâyetlerinin, Anayasa Mahkemesi dâhil olmak üzere yerel mahkemeler tarafından farklı bir seviyede değerlendirildiği ve bu bağlamda vardıkları sonuçların keyfi olduğunun veya açıkça makul olmadığının değerlendirilmeyeceği kanaatine varmıștır. Hükümet ayrıca, bașvuranın, iç hukuk yargılamalarında adli yardım bakımından uygunluğunu kanıtlayan destekleyici belgeler sunmadığını ileri sürmüștür.
6.
Mahkeme bu șikâyetin Sözleșme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığı veya kabul edilemez olduğuna ilișkin bașka bir gerekçe de bulunmadığı kanısındadır. Dolayısıyla, söz konusu șikâyetin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
7.
Mahkeme, talepte bulunurken hukuk mahkemelerine harç ödeme gerekliliğinin, Sözleșme’nin 6 § 1 maddesiyle tek bașına bağdașmayacak șekilde, mahkemeye erișim hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilemeyeceğini hatırlatmaktadır. Bu bağlamda Mahkeme, bașvuranın mahkeme harçlarını ödeyebilmesi ve harç uygulandığı esnada yargılamanın bulunduğu așama gibi hususların mahkemeye erișimin engellenip engellenmediği değerlendirilirken dikkate alındığını kaydetmiștir (bk. diğerlerinin arasında
, Kreuz/Polonya
, no. 28249/95, § 52 ve devamı, AİHM 2001-VI). Mahkeme ayrıca, daha önce benzer șikâyetleri incelediğini ve, diğerleri arasında, Türkiye’deki adli yardım sisteminin șahısların keyfilikten korunması için önemli bir güvence sağlamamasından dolayı Sözleșme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini gözlemlemektedir (bk. özellikle,
Bakan/Türkiye
, no. 50939/99, §§ 74-78, 12 Haziran 2007;
Mehmet ve Suna Yiğit/Türkiye
, no. 52658/99, §§ 31-39, 17 Temmuz 2007; ve
Eyüp Kaya/Türkiye
, no. 17582/04, §§ 22‑26, 23 Eylül 2008;
Kaba/Türkiye
, no. 1236/05, §§ 19-25, 1 Mart 2011; ve
Ilbeyi Kemaloğlu ve Meriye Kemaloğlu/Türkiye
, no. 19986/06, § 52, 10 Nisan 2012).
8.
Mevcut bașvurulara ilișkin incelemesinde, Mahkeme, yukarıda belirtilen kararlarda yer alan tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel durum bulunmadığı kanaatine varmıștır. Özellikle, Mahkeme, bașvuranın mahkeme harçlarından muaf tutulmasına ilișkin talebini reddederken, idare mahkemelerinin belirli bir gerekçe sunmadığını yalnızca adli yardıma ilișkin genel hükümlere atıfta bulunduğunu (bașvuru no. 13761/17) veya bașvuranın davasının sağlam bir temele dayanmadığını değerlendirdiğini (geri kalan bașvurular) kaydetmektedir. Hükümet tarafından beyan edilenin aksine, bașvuranın muafiyet taleplerinin reddedildiği yerel mahkeme kararları, bașvuranın yetersiz mali durumunu kanıtlayamamasından veya davalarının bașarı ihtimali olmamasından kaynaklanmamaktadır (
Marić/Hırvatistan
(k.k.) kararının aksine, no. 37333/17, § 58, 10 Kasım 2020). Dolayısıyla Mahkeme, idare mahkemelerinin, bașvuranın muafiyet taleplerini ilgili ve belirli gerekçeler sunmaksızın reddetmesinden ve bu durumun, bașvuranın taleplerinin bir mahkeme tarafından esas bakımından incelenmemesine yol açmasından dolayı bașvuranın mahkemeye erișim hakkının özünün ihlal edildiği kanaatine varmaktadır.
9.
Dolayısıyla, Sözleșme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiștir.
10.
Bașvuran ayrıca, Sözleșme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, mahkemelerin taleplerini reddetmesinden dolayı mülkiyet haklarının ihlal edildiği hususunda șikâyette bulunmuștur. Mahkeme, bașvurunun bu kısmını incelemiștir ve elindeki tüm materyaller ıșığında ve șikâyet edilen hususların yetki alanına girdiği ölçüde, bu șikâyetlerin Sözleșme’nin 34 ve 35 maddelerinde belirtilen kabul edilebilirlik kriterlerini karșılamadığı veya Sözleșme veya Protokollerinde yer alan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini göstermediği kanaatine varmıștır.
Dolayısıyla, bașvurunun bu kısmı, Sözleșme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
11.
Bașvuran adil tazmin talebinde bulunmamıștır. Dolayısıyla, Mahkeme, bașvurana bu bağlamda herhangi bir meblağ ödenmesine hükmetmeye gerek duymamaktadır.
Bașvuruların
birleștirilmesine
;
Mahkemeye erișime ilișkin șikâyetlerin kabul edilebilir, bașvuruların geri kalan kısmının kabul edilemez olduğunun beyan edilmesine;
Sözleșme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiștir.
İșbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiș olup, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 14 Aralık 2021 tarihinde yazılı olarak bildirilmiștir.
{signature_p_2}
Hasan Bakırcı
Valeriu Grițco
Yazı İșleri Müdür Yardımcısı
Bașkan
EK
Sıra No.
Bașvuru no.
ve tarihi
İlgili İç Kararlar
13761/17
04/01/2017
Danıștay tarafından 29 Kasım 2013 tarihinde onanan 2012/1455 E. sayılı, 28 Eylül 2012 ve 27 Șubat 2013 tarihli Ankara İdare Mahkemesi kararları
13762/17
04/01/2017
Danıștay tarafından 29 Kasım 2013 tarihinde onanan 2012/1479 E. sayılı, 21 Eylül 2012 ve 10 Nisan 2013 tarihli Ankara İdare Mahkemesi kararları
21711/17
05/01/2017
Danıștay tarafından 14 Kasım 2012 tarihinde onanan 2012/405 E. sayılı, 9 Mart 2012 ve 11 Temmuz 2012 tarihli Ankara İdare Mahkemesi kararları
21718/17
04/01/2017
Danıștay tarafından 29 Kasım 2013 tarihinde onanan 2012/1480 E. sayılı, 21 Eylül 2012 ve 10 Nisan 2013 tarihli Ankara İdare Mahkemesi kararları
21722/17
04/01/2017
Danıștay tarafından 29 Kasım 2013 tarihinde onanan 2012/1438 E. sayılı, 20 Eylül 2012 ve 21 Șubat 2013 tarihli Ankara İdare Mahkemesi kararları